Emperyalizm, güvenlik ve kâr: Yan yana durmuyor
1908 yılında Britanya etkisi altındaki İran’da Anglo-İran Petrol Şirketi olarak kurulan BP, Ortadoğu’da petrolü ilk çıkaran şirket oldu. Dönemin sömürgeci Britanyası’nın tüm nüfuzunu kullanarak Ortadoğu’da sınırsız bir güce kavuştu. Şirket gerek İkinci Dünya Savaşı öncesindeki sömürgeler döneminde, gerekse de savaş sonrası dönemde, başta İran’ın bağımsızlıkçı Başbakanı Muhammed Musaddık’ın darbeyle devrilmesi olmak üzere pek çok emperyalist müdahalenin baş aktörlerinden oldu.

1960’larla birlikte Ortadoğu’da bağımsızlıkçı hareketlerin gelişmesi ve birçok ülkede petrolün ulusallaştırılması, BP’yi belirli bir sınırın gerisinde durmaya zorladı.

1980’lerde İngiltere’de Başbakan Margaret Thatcher’in giriştiği özelleştirme operasyonuna konu olan BP, 1987 yılında son kamu hissesinin de satılmasıyla tamamen özel bir şirket haline geldi. Bu tarihten 1995 yılına değin girdiği yapılanma süreciyle, yakın geçmişte yaşadığı yükselişin zeminini oluşturdu.

Eski BP CEO’su Tony Hayward’ı CEO yapan Genel Energy ile İngiliz Vallares ortaklığı, Ankara merkezli şirketle Kuzey Irak’ta devlerle rekabete hazırlanıyor. Genel 20 yıldır bölgede ve en fazla sahaya sahip. Exxon, Chevron, ENI ise sahaya giriş hazırlığında

DÜŞÜNCELERİNİ YAZ, SESİNİ DUYUR

Lütfen Yorumunuzu yazınız
Adınız