Neden insanlar hep “dünyada 57 Müslüman ülke var” diyorlar?
Yönetim söz konusu olduğunda, “İslami şeri” olarak adlandırılan İran var, Wahhabi Seudiyye Erebistani ve Vakhiyan Ereb Emirliği var. Serileştirilmiş üç yönetici, İngiliz-Siyonist-Mosson Ortakları tarafından yönetilmekte ve Müslüman ülkelerin rejimlerinde İngiliz-Siyonist-Mosson İttifakı tarafından yönetilmektedir.

Siyonistlerin kontrolündeki Küresel Sermayenin, Türkiye ve İslam coğrafyasında, emperyalist ve Siyonist emellerini gerçekleştirmek için yüz yıldan fazla bir zamandır bu coğrafyada ortaya koydukları kirli planlar, çeşitli entrikalar geride kan, gözyaşı, yiten milyonlarca savunmasız masum insan, yıkılan yurtlar, parçalanan devletler, kaybolan umutlar, ümitsiz bir gelecek bırakmıştır. 

Türk ve İslam Coğrafyasının Emperyalistler İçin Cazibesi

Türk ve İslam coğrafyasının enerji kaynakları göz kamaştırıyor. Bu yüzden enerji kaynaklarının bulunduğu coğrafyada yaşayan Müslüman milletlerin uyanmaması, bölgede sürekli bir kaos, birbirleri ile vuruşturularak can pazarına düşmesi ve uyutulması gerekiyor.

Türk-İslam dünyası yaklaşık 1.5 milyarlık nüfusu, sahip olduğu yer üstü ve yer altı zenginlikleri ve coğrafyasının stratejik önemi ile büyük bir güçtür. Bu nedenle Türk-İslam dünyasının geleceğinin dünya barışını ve güvenliğini doğrudan ilgilendirdiği, günümüzde pek çok akıl sahibi tarafından bilinmektedir. İslam dünyasının başını kaldırması, düştüğü bu tuzaktan kurtulmak için birlik olması değerleri ve ziynetlerine sahip çıkması emperyalist batının sömürgeci ve zalim planlarını altüst edebilir. Bunun için böl, parçala ve yut politikası emperyalizmin en büyük aracıdır.

1918 yılının sonuna kadar, İslami nüfus sayımı, İngiliz-Siyonist-Masson ittifakı tarafından resmen ihlal edildi.
Bu istiladan kurtulmanın tek bir yolu var: İslami devletlerin tek bir merkezden yönetileceği hegemonik İslam Devrimi.
Bu açıdan İran, Seudiyye Arabistani ve BEE’ye ve 53 diğer diktatörlük ve yarı diktatörlük rejimine ne olacak?
Çok fazla dağıtmadan kısaca Siyonist ve Siyonizm Nedir sorusunun cevabı yukarıda bahsettiğimiz ilerde de bu toprakların ayrıntısına gireceğim Filistin’de Yahudiler için vaad edilmiş topraklarda (Bunun içinde Kudüs ve Türkiye’nin bir kısmı da var ) yeniden bir vatan kurulmasına destek veren uluslar arası siyasi bir Yahudi Hareketidir (Yahudi ideali ) diyebiliriz. Bu grup kendi arasında ise bazı örgütler kurmuştur. Bunların kurulma amacı ise dünyaya ”öyle yada böyle” gerekirse zorla da olsa bu toprakları elde etme çabasıdır. Bunlar, İşçi Siyonizmi, Liberal Siyonizm, Milliyetçi Siyonizm ve Dini Siyonizm diye ayrı ayrı örgütler kurulmuştur. Bakın üzerini çiziyorum, öyle yada böyle, zorla, bu konuyu Herlz’in kitabını okuduğunuz da daha iyi anlayacak ve idrak edeceksiniz.

Masonluk Nedir?

Araştırmalarım sonucu edindiğim bilgilere göre Masonluk kelimesinin kökleri 16. ve 17. yüzyılın başlarına kadar dayanıyor. Kökeni Fransızca’dan geliyor. Yalnız 24 Haziran 1717 tarihinde Londra’da kurulmuş dört locanın girişimi ile masonlara göre masonluk akılcılık, bilimsellik ve insanlığın oluşumundan buyana elde edilmiş tüm bilimsel, gelişim ve birikime katkıda bulunmuş kültür ve fikir üst yapı kurumu diye bahsediliyor. İşte sadece üyelerine açık olan bu örgütün 5 milyon üyesi varmış ve sadece İngiltere, İskoçya ve İrlanda’da 480.000; Amerika Birleşik Devletleri’nde ise 2 miyonu aşkın kitleye sahipmiş. Tarihine ve Felsefesine ayrıntılı girmeyeceğim. Bunları değişik kaynakları araştırarak internetten bulabilirsiniz. Amacım uzun uzadıya ayrıntıları ile anlatıp sizi sıkmak değil.

Bunun yanında başka bir kaynakta, mason kelimesinin etimolojisi hakkında bir yazı okudum. Burada aslında sanılanın tersine masonluk sadece yukarıda bahsettiğim anlama gelmiyor ve batı dillerinde ki diğer birçok sözcük gibi etimolojisinin olduğu, zamanla değişime uğradığını görüyoruz. Orta çağ dönemine bakarsak masonluk eski inşaatçı birliklerinin ve zanaatkarlarının ismi olarakta kullanılıyormuş. Şimdiki anlamından ne kadar uzak değil mi? Peki biraz daha araştırdığımızda arasında ilişki kurabilecek miyiz ona bakalım.

İzlerini ilk olarak orta çağ sıralarında bulabildiğimiz bu sözcüğün kökenine bakarsak, Roma döneminde taş ocaklarında çalışan kişilere ”perreius”, yontarak şekillendirenlere ise ” latomus”, keserek blok yapanlara ”lapicida”, bunları alıp duvar ve stun işleyenlere ”caementarius” denildiğini görüyoruz. Son yazdığım çok ilginç değil mi? Sonradan dilimize geçen çimento kelimesinin kökeni Roma’ya kadar dayanıyormuş demek ki. İşte bunların hepsinin ayrı bir koleji varmış o dönemde. Collegieum Artificum’da tam anlamıyla Mimarlık koleji. Yalnız mason, bir mimar olmaktan çok taş işleyerek bina yapan, duvar ören kişi anlamı taşıyor. Yine devam edersek duvar işleyen ustalara ”mazco” yada ”macio” denildiğini görüyoruz. Bir süre sonra “maconetus”, “massonus” ve “massonerius” sözcükleri yerini alıyor. İşte Batı dillerinde ki mason kelimesi köken bakımından buradan türemiş. Bunun ardından “Maconeria” ya da “Massoneria” ise yapılan işi, ortaya çıkan yapıtı yansıtıyormuş yani Mason’luğu. Kısaca diğer bir anlamı ile ”yapıcılık, duvar ören kişi” denilebilir. İstediğimiz yere çekebiliriz yani.

Not: Son iller Türkiye’de güç ulusal güçlerin elinde olmasına rağmen, “Atatürkcülük”, “Kemalizm” diye adlandırılan diktatörlük karşıtı bir siyasi rejim de var!

Qabil Rza, İsviçre,

5 Mart 2019

DÜŞÜNCELERİNİ YAZ, SESİNİ DUYUR

Lütfen Yorumunuzu yazınız
Adınız