CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İnsan Hakları ve Adalet Çalıştayı’nda konuştu.

İşte Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları:

İnsan olarak eşit haklara sahipsek, biz adaleti büyük ölçüde gerçekleştirmiş oluruz. O nedenle yasalarda eşit haklardan söz edilir o hakların bize verilip verilmediğinin sorgulanması gerekir.

Bizim Anayasamızda da insan hakları ile ilgili önemli düzenlemeler var. Bugün farklı boyutlar konuşulacak ben ekonomi konusundaki haklara değineceğim.
Herkes yaşama hakkına sahiptir diyor Anayasa. Sokağa bırakılan, açlıktan ölen çocukları düşünün gerçekten bu hakkı savunabiliyor muyuz?

Mülkiyet Hakkı, Aile ve Çocuk hakları için de bir düzenlememiz var. Buradan tüm hak derneklerine sesleniyorum gelin birlikte Aile Sigortası’nın çıkmasını sağlayalım. 102 Sayılı düzenlemeyi parlamento yıllar önce kabul etmiş. Kişiyi açlığa ve yoksulluğa mahkum eden, dilenciliğe mahkum eden bir süreç var. Sendikaların ısrarla bunu istemesi gerek.

Emekli yaşı oldu 65, işten çıkarıyorlar. 55 yaşında iş bulamıyorsunuz, devlete gidiyorsunuz devlet diyor ki yaşın daha genç. Nasıl yaşayacak bu insan?
Kıyılardan herkesin yararlanma hakkı var. Kim faydalanabiliyor bu haktan. Kıyılar gökdelenlerle doldurulmuş.

Yasaya göre çiftçiye verilmesi gereken bir hak verilmiyor. Bugüne kadar ödenmesi gereken 124 milyarın üzerindeki ödeme verilmedi. Ziraat odalarının dava açması lazım. Kimse korkudan dava açamıyor.

Çalışma Hakkı bu da Anayasa’da korunma altında. Herkesin çalışma hakkı varsa bunu yerine getirecek kurumun adı nedir; Devlet. Bu hak yerine getirilmiyorsa en çok isyan etmesi gereken kurum kim sendikalar. Sadece çalışma hakkını teslim etmek yeterli mi? hayır devlet bana insani koşullarda çalışma ve yeri geldiğinde de dinlenme hakkım olduğunu Anayasa onaylamış. Çalışma şartlarımı düzenleyin diye, hak aradı diye işçiler hapse gönderiliyorsa. Sendikalar bu konuda sessiz kalıyorsa, özellikle iki büyük sendika sessiz kalıyorsa burada bir sorun vardır.

Bütün meydanların dolması gerekiyor. Biliyorum şimdi Kılıçdaroğlu halkı sokağa çağırdı diyecekler. Kimse kusura bakmasın bütün bunlar karşısında işçiler sokağa çıkmıyorsa o işçiler işçi değildir.

Şimdi Asgari Ücreti konuşuyorlar. Türk İş güzel bir adım attı, bir asgari ücretliyi komisyona getirdi. Asgari ücretli anlattı, borçlardan sonra 3 lira kalıyor dedi. Biraz insaflı olun bir insan 3 lira ile ne yapabilir

Yazlık sarayın var, kışlık sarayın var, uçan sarayın var. Sen en iyi şekilde beslenirsin kilosu 4 bin liradan çay içersin sonra da dönüp millete 3 lira geçin diyorsun. Gelir adaletinin bu kadar bozulduğu bir dönem olmadı.

1 milyon 800 bin kişi asgari ücretin altında maaş alıyor. Ya insaf ya bu insan nasıl geçinecek.

6 milyonu aşkın kişi asgari ücret ile geçinmeye çalışıyor. Görüşmeler devam ediyor. Biz açıklıkla ifade ettik, CHP’li tüm belediyelerde çalışanlara net 2200 lira maaş verecek. Yeni kazandığımız belediyelerde de Ocak’tan itibaren fark ödeyeceğiz. Üç hiç kimseyi işten çıkarmayacağız. Bu bir haktır ve bunun teslim edilmesi gerekiyor.

Kamu hizmetlerine girme hakkı var yasamızda. Barış Bildirisi’ni imzaladılar diye binlerce akademisyenin işine son verildi, gazeteci hapiste, vekiller hapiste, çavuşlar hapiste komutanlar dışarıda. Böyle bir çarpıklık içinde yaşıyor Türkiye. Barış istedi diye akademisyenleri işten çıkarıyorsunuz, hem kendisinin hem eşinin pasaportuna el koyuyorsunuz. Çalışma hakkında engel oluyorsunuz, ‘ağaç kökü yesin’ diyorsunuz. Ne zaman 21. yüzyılda…

Para var ortada. Tercih parayı kimin için harcayacaksın. Çünkü vatandaş ödediği vergilerin kime ödendiğini sorma hakkına sahip ama sormuyor.

Bir avuç tefeciye 159 milyar tefeciye ödeniyorsa sormak gerekiyor. Sen bu tefecilere para buluyorsun da benim asgari ücretimi mi bulamıyorsun? Sen beni tefecilere çalışır hale getiriyorsun denmesi lazım

DÜŞÜNCELERİNİ YAZ, SESİNİ DUYUR

Lütfen Yorumunuzu yazınız
Adınız